KÖPEK

Köpek, bildiğiniz gibi, bir cins isimdir.
Bakmayın siz baş harfinin büyük yazıldığına; "köpek" ara sıra cümlenin başına da gelebilir. O zaman aslında cins isim olan köpek sözcüğünün baş harfini büyük yazarsınız.
Ama, baş harfinin büyük yazılması, köpeğe hiç bir şey katmaz. 
Cinsini zedelemez. Onu büyük kılmaz. 
Bir söz vardır, onu da bilirsiniz, "koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler..." İşte böyle.
Şöyle bakın çevrenize, nice nice Abdurrahman Çelebi görürsünüz, Aleyküm Selam!
Benim köpeğimin adı ise, Ahbap...
Ahbap, benim ahbabımdır. 
Dostumdur. Duruma göre yoldaşım, bazen de avuntumdur.
Ama Ahbap, benim için bir değerdir. Sadece özel de değil, çok özel bir varlıktır, hatta "kişi"dir.
Çünkü kişiliği vardır... 
Sahibinin sesi değildir: Köpekleşmez!
Duyarlıdır.
Onurludur.
Söz anlar, laf dinler ve çoğu ademoğlundan fazla çalışır kafası.
Hain değildir.
Kalleş değildir.
Emir kulu değildir.
Önüne ekmek konursa yer; ama, verilen ekmeğin kölesi değildir; uydusu, emir/eri değildir.
Sahibinin aport dediği kişilere havlamaz.
Havlamayı meslek edinmez...
Ve de kişilik sahibi olduğu için de arada bir kötek istemez.
Önüne atılacak kemik ile yönetilmez.
Sevgi doludur.
Sahibini koruma içgüdüsü ile yüklüdür.
Ama köle değildir.
Ama bakıyorum, çevredeki köpeklere: Her köpek Ahbap gibi değil.
Özellikle de sokaktan devşirilmiş bahçe köpekleri ile ödülle şımartılmış süs köpekleri Ahbap gibi değil.
Sokaktan devşirilenler bir türlü sokak ahlakını ve söylemini terk edemezler.
Sokak köpeği gibi havlarlar; yılışıktırlar; her türlü hakarete, sövmeye ve dövmeye alışıktırlar.
Süs köpekleri ise, sahiplerinin süslenme karakterlerini yansıtırlar: biraz Arabesk, biraz ilkellik, biraz zevksizlik...
Hasılı, bunlar katışıksız köpektirler...
Köpeklik ederler, köpek gibi havlarlar, köpekçe davranırlar.
En önemlisi de, köpekçe hisseder ve öylece yaşayıp giderler...
[email protected]

Önceki ve Sonraki Yazılar