SİYASETEN MAYA TUTMADI

AK Parti Genel Merkezi Söke için kararını verdi ve 19 Aralık’ta mevcut başkan Fatih Gürer ile yola devam edilmesini uygun gördü…

 

Bunun öncesinde; Mevcut Başkan Fatih Gürer, Tamer Makaraç (Metin Yavuz), Ferhat Karagöz, Hasan Bayraktar, Turgay Sarıyıldız, Ziyattin Kaya ve Mehmet Çınar aday adayı olduklarını açıklamışlardı.

 

AK Parti Söke İlçe Teşkilatı'nca 16 ve 17 Aralık'ta gerçekleştirilen temayül yoklaması ile bu isimler partililerinin teveccühünü kazanmaya çalışmışlardı.

 

AK Parti Konya Milletvekili  ve Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcılarından Ömer Ünal’ın koordinatör milletvekili olarak katıldığı Söke'deki temayül yoklamasında Söke teşkilatının ana kademesini oluşturan eski ilçe  başkanları, kadın kolları, gençlik kolları, meclis üyeleri ilk üç adayın ismini yazarak tercih yapmışlardı.

 

Aday adayları arasında en dikkat çekeni ve isteklisi tekstilci iş adamı Tamer Makaraç (Metin Yavuz) idi.

Makaraç’ın isminin yanına bir de parantez içerisinde Yavuz’un ismini yazıyorum, çünkü "Makaraç demek Yavuz demek, Yavuz demek de Makaraç" demektir.

Makaraç Söke ilçe başkanı seçilseydi aynı zamanda Yavuz’da kazanmış olacaktı.

 

İşin gerçeği; Makaraç’ı 2014 yılında ve bugün de Genel Merkeze pazarlayan milletvekili Mustafa Savaş destekli Yavuz’dur.

Bu bağlamda kaybedenlerden biri de Mustafa Savaş oldu.

Milletvekili Abdurrahman Öz destekli Fatih Gürer kazanınca, yılın kaybedeni Mustafa Savaş olarak tarihe geçmiştir.

 

Sahi!

Bu yarışta milletvekili Mehmet Erdem’in ismi hiç duyulmadı!

İlginç!

Acaba; sessiz ve derinden mi gitti…?

 

Makaraç ve Yavuz aynı zamanda iş ortağı da oldular. 

Makaraç’ın MA’sını ve Yavuz’un YA’sını alarak MAYA isminde şirket kurdular.

Siyasi ve ticari tam bir birliktelik içerisindeler.

İşin siyasi yönü şimdilik fiyasko!

MAYA tutmadı! 

Önce Yavuz Aydın il başkanı olamadı şimdi de Makaraç Söke ilçe başkanı olamadı!

Dilerim; ticari birliktelikleri de siyasi iş bilmezlikleri, beceriksizlikleri gibi olmaz.

Gerçi; siyaseti okuyamasa da Metin Yavuz ticareti çok iyi bilir ve ondan yana şüphem yok.

Ticari açıdan ağızlarının tadının kaçacağını sanmıyorum.

 

Makaraç ilçe başkanlığı için adaylığını açıklarken değişik bir yol izlemişti.

Adaylığını sosyal medya üzerinden canlı yayın yaparak açıklayan Makaraç (Metin Yavuz)’a mikrofon tutan iki gazeteci vardı.

Söke’de başka basın mensubu yokmuş gibi; sadece iki gazeteciyi muhatap alması dikkat çekiciydi.

 

Tanıyanlar bilir…

Makaraç’ın egosu yüksektir!

Özgüveni tavan yapmış bir kişidir!

Bu iki özelliğinden dolayı da Söke basınını yok sayması garipsenmedi!

 

Aklımın almadığı tek konu ise; iki gazeteciden birisinin Tamer Makaraç (Metin Yavuz) tarafından muhatap alınması ve baş köşe yapılmasıydı!

Düne kadar bir birlerine söylemediklerini bırakmayan iki taraf ne yaşandı da bu kadar sıkı fıkı oldular anlamış değilim.  

Bu gazeteci Erol Özavutçu ve kendisini kutluyorum!

Bükemedikleri eli öptürdü…

Hem Tamer Makaraç hem de Metin Yavuz Erol Özhavutçu’nun elini bir güzel öptüler.

Ayrıca da Yavuz ve Özhavutçu ikilisi alacak verecek meselesi nedeniyle mahkemelikler.

Ne de olsa el öpmekle dudak aşınmaz.

Öpün, öpün…

Daha çok öpün…

 

Metin Yavuz ve Tamer Makaraç ile Yavuz Kuyumculuk’ta gerçekleşen aylar önceki son görüşmemizde merağımı giderememiş ve “Erol Özhavutçu ile barışmış, el sıkışmış hatta Kuşadası’nda gözlerden ırak bir şekilde Şef’in Yerinde balık yemişsiniz. Kıskandım doğrusu ama hakkınızda yazdığı onca yazıya rağmen attığınız adımı yakıştıramadım. Siz içinize sindirdiyseniz sıkıntı yok. Her yazısında hop oturup, hop kalkıyordunuz da!” demiştim…

 

Eski dostum Makaraç’tan aldığım cevap vefasızcaydı!

“Senin bize verdiğin zararı Erol Özhavutçu vermedi!” şeklinde olmuştu.

 

Dediğim gibi; bu görüşme aylar öncesine dayanıyor.

Tarih 9 Ağustos Çarşamba günüydü ve saatte 09:30’u gösteriyordu.

Tabii ki de Makaraç’ın soruma cevabı doğru değildi!

Makaraç hakkında (isim vermeden) 14 Mayıs 2014 tarihinde yayınladığı gazetede, Paralel Yapı mensubu imasında bulunan ilk kişi Özhavutçu olmuştur.

Benim iddiam zurnanın son deliğidir…

 

Özhavutçu yayınladığı gazetesinde, “…Mevcut ilçe başkanı Abdullah Yeniusta’nın yerine Paralel Yapı’nın mütevelli heyetinde bulunan ya da bulunmuş, çeşitli suçlardan sabıkalı olduğu ifade edilen, ilkokul mezunu bir ismi ilçe başkanı yapmak istiyorlar…” diye yazmıştı.

Bir de “…Bu söylentiler gerçek mi? Şayet doğruysa tartışılmalı, 8 bin kişilik üyesi bulunan AK Parti Söke ailesinin, bu vasıflara sahip ilçe başkan adayına mı, yoksa ahlaki vasıfları üstün, birleştirici, Söke’nin tüm sorunları ile ilgilenecek, kendi menfi çıkarlarını düşünmeyecek birine mi ihtiyacı var?” şeklinde çok ağır bir yorum yapmıştı.  

 

Yoruma bakın!!!

Ahlaki vasıfları üstün…

Kendi menfi çıkarlarını düşünmeyecek…

Sağlam çakmışsın Erol!!!

 

Özhavutçu, “SÖKE AK PARTİ’YE ‘PARALEL’ BAŞKAN MI?” başlıklı manşet haberiyle iddiasını ortaya atmış ve sonra da Kemal Kocabaş’ın arabasıyla Makaraç’ın sahibi olduğu Er Tekstil’e davet edilmiş ve de üçlü görüşme yaşanmıştı!

 

Bu kadar detayı neden bildiğimi soracak olursanız da cevabım; “O sırada Özhavutçu ile Gerçek Gazetesi idarehanesinde sohbet ediyorduk. Kocabaş gazete idarehanemize geldi ve Özhavutçu’yu kendi arabasıyla bizzat Makaraç’ın huzuruna çıkardı.” derim…

 

Yani; kendisini ben uğurladın!

Arkalarından su döktüm...

 

Özhavutçu’nun yaptığı o haber, Makaraç’ın alnına yapıştı ve de siciline kara bir leke olarak işlendi.

2014 tarihinde de şimdi de Söke İlçe Başkanı olamamasının en önemli nedeni ve olumsuz etkeni bu haberin yer aldığı gazetedir.

 

Özhavutçu imzalı o haberin küpürü, bir kez daha koordinatör milletvekilinin kararını vermesinde önemli bir etken olmuştur.

 

Bana bu gazete küpürünü yayınlamam için ricada bulunanlar oldu!

Hiç olmazsa bu konu hakkında yazmam için uğraşanlar oldu.

 

Ben sipariş yazı yazmam ve yazmadım da…

Şimdi yazıyorum, çünkü Genel Merkez karını verdi.

 

Anlaşılan; Fatih Gürer dersine iyi çalışmış ve her türlü argümanı yanında götürmüş.

 

Eski dostum Makaraç, gördün mü bak!

Aday adaylığını açıklarken muhatap aldığın, en çok güvendiğin, müttefik gördüğün Erolcuğun sana nasıl zarar verdi?

Hani; benim kadar size zararı dokunmamıştı?

 

Bir haber yaptı ve karabasan gibi; peşini de yakanı da bırakmıyor…

Allah'ım yar ve yardımcın olsun...

 

haber-küpür-001.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar