RAMAZAN CİNAYETİ NE DEMEK?

Güneydoğu’da şehit edilen askerlerimiz için konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek terörü lanetliyor; ama bakın nasıl:

- Mübarek Ramazan ayında bu cinayetleri işleyenler insan olamazlar!..

Hazret esmiyor, adeta gürlüyor…

Biz Sayın Cemil Çiçek’in yakın zamanda terörü lanetleyen bir demecini pek hatırlamıyoruz.

Ama terör Ramazan ayında can alınca, durum değişiyor…

Niçin değişiyor?..

Sanıyoruz laik Cumhuriyet’in Yüce Meclis’inin başkanı şöyle düşünüyor:

Teröristler de Müslüman’dır…

Dolayısıyla ortada Müslüman’ın Müslüman’a kurşun sıkması gibi trajik bir durum vardır.

Müslüman, Müslüman’a kurşun sıkıyorsa, bu kişi insan değildir.

Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanımız da benzer bir düşüncesini öne sürdü:

- Suriye Devlet Başkanı Esat’ın bir Ramazan gününde Müslümanlar üzerine kurşun yağdırması kabul edilemez!..

Demek ki, bir cinayetin “kabul edilemez” olması için var olması gereken birinci koşul, birbirine kurşun sıkan insanların Müslüman olmasıdır.

İkinci koşul ise, kurşun sıkma olayının mübarek Ramazan ayında vuku bulmasıdır…

Bu iki koşul bir araya geldiğinde ise, Meclis başkanımızın buyurdukları gibi, o kişi “insan olamaz!..”

Bu durumda Türkiye’nin yüce Meclisi durumu kıl payı kurtarmış demektir.

Libya’ya saldırı düzenleyen NATO güçlerine Türk Silahlı Kuvvetleri”nin de katılması Ramazan ayına rastlamış değildir…

Üstelik NATO ordularını yönetenler kendileri “Haçlı Orduları” olarak da tanımlamışlardı…

Ve yine üstelik Libyalı Müslümanlara her Allahın günü bomba yağdıran NATO güçlerinin karargâhının İzmir olması kabullenilmişti…

Ama aylardan Ramazan değildi.

Dolayısıyla, kendi ülkelerini ve liderlerini savunan Libya’nın Müslüman halkı üzerine en gelişmiş saldırı silahları ile bomba yağdıran Haçlı ordularının askerleri “insan” sayılabilirdi…

Irak’ın Müslüman halkı kırıp geçirilirken Türkiye’nin sorunla sadece “müteahhitlere iş kapısı açma bazı”nda ilgisini sürdürmesi “insan”lığa aykırı değildi…

Irak’ın Müslüman Lideri Saddam, nükleer bomba ürettiği yalanı ile katledilirken Türkiye Hükümeti’nin gelişmelere [siyaseten] yeşil ışık yakmış olması “insan”lığımızı hiç rencide etmemişti…

Sahi Afganistan halkının dini neydi?.. Sahi onlar da Müslüman’dı değil mi?.. Hay Allah!..

Bu ne tesadüf?..

Acaba şu mübarek Ramazan gününde Afganistan’daki Türk askerleri ne ile meşguldürler?..

Namlunun ucundaki insanın ırkı, dini, mezhebi ve düşüncesi niçin fark ediyor?..

Ve neyi değiştiriyor?..

Saldırı saldırıdır!

Terör de terör!

Ve cinayetin allısı, pullusu; dinlisi dinsizi mevcut değildir.

İnsan öldüren insan değildir…

Bizce tek “insan”i yaklaşım budur ve bu olmalıdır…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar