ÜÇ BAĞIMSIZ HUKUK

 

Türkiye’de birbirinden bağımsız olarak çalışan üç ayrı “hukuk” var…

Birinci hukuk, ülkenin büyük çoğunluğunda uygulanan bildiğimiz hukuktur…

Birine azıcık yan baktığınızda, örneğin, (ağzınızdan bir anlık öfke ile de çıksa) karşınızda size alık alık bakan bir kimseye aptal dediğinizde, gelsin savcılık soruşturmaları, tanıklar, ifadeler ve hakkınızda açılan ceza davası… Kendisine aptal dediğiniz insanın kişilik haklarına tecavüzden sanıksınız, ayrıca aleyhinize açılacak tazminat davasında, davalısınız…

- Gereği düşünüldü:

Şu kadar hapis, bu kadar TL tazminat; duruşma bitmiştir!..

İkinci hukuk, Silivri’de uygulanmaktadır.

Sayın Başbakan tarafından “aydın” olmadıkları ileri sürülen yazarlar, uluslararası bilim adamları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıllardır terörle boğuşan üst rütbeli subayları ve generallerinin yargılandıkları “özel yetkili” savcıların “özel mahkemeler”inde uygulanmakta olan özel hukuk…

Tutukluluğun bir cezalandırma yöntemi haline geldiği, binlerce sayfalık iddianamelerle tıkanan, hoş gitmeyen hâkimlerin başka yerlere atandığı, sürekli olarak birbirleri ile birleştirilerek sonuçlandırılmalarının önüne engeller konulan çuvallar dolu dosyanın, PKK itirafçıları ile oluşturulan           senaryolarının koşuşturulduğu bir diğer “yandaş hukuk…”

- Gereği düşünüldü:

… açıklanan nedenlerle duruşmanın bir başka bahar, saat 9.30’a bırakılmasına…

Üçüncü hukuk, Türkiye’nin Güneydoğu’suna egemendir.

Bu noktadaki egemenlik kavramı, bildiğimiz anlamından tümü ile soyunmuştur…

Güneydoğu Bölgesi’nin hukuku daha şimdiden özerkleşmiş ve kendine özgü bir kefeni sırtına geçirmiştir.

Bu hukuk, PKK terör örgütünün orasından burasından çekerek genleştirdiği ve AKP Hükümeti’nin açılım politikaları ile kendisine uygulama alanı bulan acayip bir garabettir.

Kandil’de çadır içinde kurulan seyyar mahkemelerde duruşma yapılabilmekte ve hukuk, sokakları savaş alanına çevirenlere değil dokunmak, yaklaşamamaktadır bile…

Türkiye’nin Güneydoğu’sunda Türk Ceza Kanunu uygulanmamaktadır.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu uygulanmamaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanmamaktadır.

Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu uygulanmamaktadır.

Bu kanunların her birini raflarındaki yerlerine koyduk, asıl Türk Anayasa’sı uygulanmamaktadır.

Güneydoğu’nun bağımsız meclisi şimdiden kurulmuştur.

Anayasamızın temel ilkelerinin çatırdadığı bir ortamın hukukudur bu yörede halen uygulanmakta olan hukuk!.

Bu bölgede görev yapan bir Türkiye Cumhuriyeti hakiminin önüne getirilen dosyalarda vereceği karar bellidir.

- Gereği düşünüldü:

… açıklanan nedenlerle, mahkememizin dava konusu ihtilafı çözümleme konusunda       GÖREVSİZLİĞİNE ve dosyanın görevli eyalet mahkemesine gönderilmesine…

İşte, sınırları kanla çizilmiş olan Misak-ı Milli hudutları içinde halen uygulanmakta olan üç adet hukuk…

İşte, vatanın bütünlüğü üzerine yemin etmiş bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygın üyelerinin görmek istemediği (ve millete göstermek istemediği) vatanın “hal-i pür melali”nin birebir fotoğrafı ve röntgeni…

Ancak bizler, görülmek ve gösterilmek istenmeyen bu gerçeği görmek, nedenlerini sorgulamak ve sorunun çözüm yollarını bulmak zorundayız…

Çünkü bu memleket bizim…

Çünkü, yabancı bankalarda paramız ve  kaçıp gidecek Amerikalarımız yok!..

Önceki ve Sonraki Yazılar